Türkiye Solu Neden Bölünür, Birleşemez?

NEDEN BÖLÜNÜYORUZ, BİRLEŞEMİYORUZ ?

Solcu olmak biraz da bilinçlenme, okuma, bilgilenme istiyor. Bu bilgiler artarsa, okunan kaynaklara göre değil de, kişinin kendi konu tahlillerine göre yeni değerlendirmeler yaratmasına neden oluyor.

Düşünen insanların fazla olması sebebi ile çok farklı fraksiyonlar ortaya çıkıyor. Sonucun aynı olmasına (devrim) karşın bu sonuca gidişin yolunda verilen mücadele değiştiğinden ayrışmalar oluyor.

Bu ayrışmalar birbirini vurma hatta öldürme seviyesine ulaşabiliyor. Kendi partisinden ayrılarak yeni parti kuranlara beslenen düşmanlık tohumu zaten ayrışma öncesi çıkan tartışmalarda ekiliyor. Buna en iyi örnek partilerden değil örgütlerden çıkacaktır. Örneğin Devrimci Yol ve Kurtuluş Hareketi…

Ayrışmalar Türkiye solunun faydasına göre değerlendirilecek olursa bu düşmanlıklar olmamalı. Ancak kimden olduğu önemli olmayan ve sol örgütleri birbirine düşürecek elemanlar vardır. Bu elemanların örgütlerine zararları, zamane devletinden daha çoktur.

Buna bir örnek de BHH (Birleşik Haziran Hareketi) ve HDP (Halkların Demokratik Partisi) arasındaki alabildiğine kişisel çekişmeler ve tehlikeli şahıs söylemleridir. Kişisel söylemler yüzünden zamanla düşman kesilen bileşenler, ateş ve barut misaline gelene kadar çok uzun zamanlar geçmiştir.

Türkiye Solu gelenekçidir”  bundan ötürü geçmiş “düşmanlıklar” unutulmaz; üstüne yaşananlar da eklenir…

Birleşmek isteyen bir sol için ne yapılmalı?

  • Harita çıkarılmalı sonrasında mücadeleye başlanmalıdır. Yani Kürdistan kurulsun isteyenler öncelikle devrimci mücadelelerini bu topraklarda vermeli ancak batı ile de iletişimi kaybetmemelidir.
  • Yer yer kurulacak olan eğitim kamplarına örgütlüler değil, kurulduğu köyün yaşayanları ikna etmek suretiyle alınarak, siyasi ve toplumsal bilinçlendirme yapılmalı
  • Örgüt isimleri yerine tek bir isim kullanılmalı, buna da isimler ortak kararlarla türetilmelidir.
  • Birleşmek için ortak çalışmalar yapılmalı, tek örgüt ismi ile yükselmenin rahatlığının tadılmasına çalışılmalıdır.
  • Farklılıklarımız yerine ortak yönlerimize, devrimciliğimize, antikapitalistliğimize ve bunun gibi ortak düşüncelerimize yoğunlaşmalıyız.
  • Geçmişte yaşanan şerefli davranışları değil de solu bölen maziyi unutmalıyız.
  • Devrimci eğitimlerle bu fikri iyice oturtmalıyız.

  NİCE BİRLEŞMELERE…

Etiketler , , , , , , , , , , ,

Türkiye’de Sol Görüşlü Siyaset

Türkiye’de sol görüş, insanların aklına her zaman dinsizlik, kaotik ortam isteği vb, halkı tedirgin edecek unsurlarla örtülmüş durumdadır.
Son dönemde ortaya çıkan Antikapitalist Müslümanlar sayesinde bu dogmalar az da olsa yıpranmış oldu. Fakat antikapitalistlik tam anlamı ile sol görüş oluyor mu tartışılır.
Bunun için sol kavramının çıkışına, Fransız İhtilali olduğundaki meclise bakmalıyız. Kapitalistler, emperyalistler, milliyetçiler, kendini dinine adayan insanların bir çoğu… meclisin SAĞ tarafında oturuyor ; Antikapitalistler, sosyalistler, komünistler… meclisin SOL tarafında oturuyordu.
Tartışma konusu kalmadığına göre devam edelim. Bu dogmalar yıkıldığında ise bu sefer tüm sol görüşlü insanlar anarşist, terörist, bölücü, vatan haini ilan edildi. Bu yaftaları yiyenler ise vatanı için en iyisini isteyen insanlardı.

Emperyalizm tabi ki durmadı. Himayesi altındaki Türkiye topraklarını elbette öylece bırakıp gidecek değildi. Bu sefer de bir neden bulmaya gerek duymadan halkın bıkkınlığını her yansıtışında faşist politikalar izleyerek yıldırmaya çalıştı.
Başarılı oldukça şiddet seviyesini biraz daha arttırdı. (Hala da artmaktadır…) Peki ya bu faşist tutumu sadece seyrederek, “bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın.” mı diyeceğiz? Elbette hayır. Bugün sol her ne kadar parçalanmış ve yıldız sayısına denk sayıda kurulan sol particikler olsa da hepsi aynı kökten, faşist tutumlar karşısında pes etmeyenlerin yolundan gelmişlerdir. Birleşmeleri öyle ya da böyle mümkündür.
Bu faşist tutum Gezi İsyanı ile zaten ürkmüş ve daha da sivrilmiştir. Halk ve kendini 3-5 zengin, burjuva insanın yanında gören kolluk kuvvetleri birbiri üzerinde güç denemeleri yapmış, halk da desteğini sonradan yavaş yavaş çekmiştir. Yani sol görüşün hakimiyeti sadece örgütlü yoldaşlarla değil, halkla beraber yapılabilir.
Halkı arkasına hangi görüş alırsa, o görüş mutlak galiptir. Yani önce halkın kafasındaki ana akım medya dogmaları kırılmalı, daha sonra örgütlenilmelidir.
YAZDIKLARIM KISISEL TAHLILLERIMDIR. OKDUGUNUZ ICIN TESEKKUR EDERIM

Etiketler , , , , , , , , , , ,